• Arkadaşlarım

Avrasya Yazarlar Birliğinden Çağrı- "Avrasya Edebiyat Günleri- 2

Perşembe, Nisil 17, 2008 · Kategori: genel

Avrasya Yazarlar Birliği ile Milli Kütüphane Başkanlığının ortaklaşa düzenledikleri AVRASYA EDEBİYAT GÜNLERİ
Kırgız Edebiyatı ile devam ediyor.
 

KIRGIZ EDEBİYATI

26 NİSAN 2008

Saat: 14.00

 

OTURUM BAŞKANI

Prof.Dr. Sulayman KAYIPOV

Türkiye-Kırgızistan Manas Üniversitesi Rektörü

 

KONUŞMACILAR:

-Prof.Dr. Ramazan KORKMAZ

Fırat Üniversitesi Öğretim Üyesi

BİR ROMANCI OLARAK CENGİZ AYTMATOV ve TÜRK DÜNYASINDAKİ YERİ ----

-Yrd. Doç. Dr. Hüseyin ÖZBAY

AYB Yönetim Kurulu Üyesi

KIRGIZ ŞİİRİ ve SÜYÜMBAY ERALİYEV ---

-Nezir TEMİRTAŞ

Gazi Üniversitesi Öğretim Görevlisi

SOVYETLER BİRLİĞİ DÖNEMİNDE KIRGIZ HALK EDEBİYATI ÇALIŞMALARI ve POLİTİKALARI


Bu çağrının ardına, 5. Uluslararası Türkçe Olimpiyatlarında Kırgızistan'a birincilik getiren Aida'nın seslendirdiği Bahaettin Karakoç'a ait "Kepez" şiirini ekliyorum...

Youtube ekleyen arkadaşın ellerine sağlık..

 

Kepez / Bahaettin Karakoç

Ansızın bir karasu iner
Deniz fenerinin gözlerine
Fener kör olur
Ve ağır ağır uyanmaya başlar
Deniz dibinin devleri
Koç sürüsü dalgalar toslaşır gerine gerine
Ötede yıkkın bir balıkçı köyünün çiçeksiz evleri
Evler ki denizlerde olup bitenleri bilmez
Bense bu kaderi iyi bilirim
Benim adım Kepez

Yıldızlar olmadı mı, dolunay olmadı mı
Gökyüzü de kördür
Yüreğindeki kara bulutlar
Durmadan yıldırımlar kusar
Yorgun bir gemi oturur kayalara
Karışır birbirine dua ve küfür
Korkuysa şapkasını her zaman
Kapkara bir dala asar
Bir yosun tarlasında dinlenirken
Gördüm ölümü kaç kez
Selam verip geçti gülümseyerek
Ben korkusuz Kepez

Kaç sünger ve inci avcısının
Kanına girdi bu denizler
Kaç taze gelin ihtiyarladı
Bu ufuklara baka baka
Her sabah
Neşeli bir ıslık aydınlığına
Evden çıkıp gidenler
Ya döndüler ya da hiç dönmediler
Yaralı akşamlara
Yalnız kalmayınca aç kalmayınca
Oğlak, kuzu melemez
Ben ne dramlar yaşamışımdır bu kıyıda
Ben Kepez

Mutlu insanlarda gördüm
Gelip kollarımın arasında sevişen
Ama uzun sürmedi
Şıngır mıngır kristal ömürleri
Ne çığlıklar işittim rüzgarlardan
Mevsim mevsim değişen
Hele de yitik ekmekler gibi ayrılık türküleri
Tedirgin martıların
Kanatları vururken gez
Ben dilsiz bir görgü tanığıyım
Benim adım Kepez

Gün kısalır,
Bir gece de değişir renk renk haritam
Gün uzar,
Sızlayan süslü bir göğüstür Tarih-i Kadim
Sırdır, ayıptır
Gördüklerimin hepsini anlatamam
Gemiler gelip geçerken
Kaç dilden hüzünlü şarkılar dinledim
Gül yanaklı, lale dudaklı
Ne güzeller gördüm gitti gelmez
Ben hep aynı yerde beklerim
Benim adım Kepez

Bazen denize küserde
Gökteki yıldızlarla konuşurum
Bazen gidemediğim yerleri okşamak isterim
Bulamam ellerimi
Ay doğarken başlar
En uzun süren sarhoşluğum
Asırlar kemirse de
Koparamazlar zincirlerimi
Kimse kirli ayaklarıyla
Üzerimi tepeleyemez
Ben beş vakit
Sabrın gül suyuyla yıkanırım
Benim adım Kepez

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

« Önceki :: Sonraki »