Şubat/2008-14. Sayı / Kardeş Kalemler Dergisi
Perşembe, Nisan 8, 2008 · Kategori: dergi

Sevgili Okuyucu;
Kaşgarlı Mahmut'un doğumunun 1000. yılı tüm dünyada kutlanacak. Avrasya Yazarlar Birliğimizin Ocak 2007'de aldığı kararla, Türk Dilinin eşsiz eseri, dünya kültür tarihinin ilk ihtisas ansiklopedisini hazırlayan Kaşgarlı Mahmut'un doğumunun 1000. yılı UNESCO tarafından da değerlendirilerek, 2008 yılı Kaşgarlı Mahmut Yılı ilan edildi. Mutluluğumuz çok büyük. Hazırlıklar hızla devam ediyor. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde milli program hazırlanıyor.
Türkmenistan'dan sevindirici haberler var: Türkmenistan'ın Sayın Cumhurbaşkanı Gurbangulı Berdimuhamedov'un talimatlarıyla tüm Türkmenistan Kaşgarlı Mahmut Yılını kutlamaya hazırlanıyor.
...
Kaşgarlı Mahmut'un Türbesinin restarasyonu, Divan-ı Lugatit Türk'ün yeni baskılarının yapılması gibi güzel çalışmalar bu yıl vesilesiyle gerçekleşmiş olacak.
...
Bir diğer faaliyetimiz ise yine edebiyat dergilerinin ortak girişimi ile Kaşgarlı Mahmut Ortak Özel Sayısı çalışması olacak.
...
Yeni sayılarda yeni güzel haberler ve eserlerle buluşmak üzere.
Ali Akbaş
DÜŞLERDEN UYANMAK
Osman Çeviksoy
Günlerdir yaşananlar rüya değildi.
Ev sahibiyle yapılan görüşmeler, Yabancılar Dairesine, elektirik su, gaz idaresine gidiş gelişler, evin Orhan öğretmene devredilişi, üzülüşler, çırpınışlar, gözyaşları, emektar mersedesin ardından serpilen bir kova su ve az önce Stuttgart Havaalanı'na gelişleri rüya değildi.
Gidiyorlardı...
Orhan'la Halil vakit kaybetmeden "bagaj kontrol" sırasına girdiler. Melike, Murat, Birsen geriden acelesiz geliyorlardı. Uçağın kalkış saatine daha çok vardı. Valizlerin etiketlenip üzerlerinin yazılması, bekleme, tartı, teslim çeyrek saat sürdü.
...
Halil oğlunun hiç zorluk çıkarmadan yanlarına düşüp gelişinden dolayı memnundu. Bu ani ve kesin dönüşün ailesi hakkında hayırlı olacağını düşünüyordu. O da mutluydu.
...
Melike ve çocuklar, bir sütunun dibinde ayaktaydılar. Murat ellerini yüzüne kapatmış sütuna dönmüştü. Melike ona bir şeyler söylüyordu. Birsen annesinin çantalı kolundan tutmuş, ağlıyordu. İyice yaklaştıklarında üçünün de ağlamakta olduğunu gördüler.
-Ne oluyor yahu, dedi Halil şaşırmış bir sesle.
Melike irkilerek döndü. Ağlayan, ıslak gözleriyle bir süre kocasının yüzüne baktı. Ne olduğunu görmüyor musun da soruyorsun, demek istediği bakışlarından belliydi.
-Bu çocuk beni deli edecek, dedi.
-Niye?
-Gitmek istemiyormuş. "Öldürün, kesin beni, götürmeyin!" diyor.
Halil mozaikle kaplı yuvarlak sütuna kapanmış, sarsıla sarsıla ağlayan oğluna bakarken az önce düşündüklerini hatırladı. Bir süre nasıl davranması gerektiğine karar veremedi. İki sevgiliyi zorla ayıran kötü adam mıydı? En azından Murat öyle görüyor olmalıydı. İyice yaklaşıp elini oğlunun omzuna koydu.
-Murat! Oğlum, dedi.
Murat babasını duymamazlıktan geldi. Ne iyi ne kötü hiçbir tepki göstermedi. Sadece ağlıyordu.
...
(Osman Çeviksoy'un bu güzel hikayesinin devamı 14. sayı da mutlaka okuyun!!)
Tılsımcı Ressam
ressam alınca fırçasını,
semada peyda oldu Ay.
bakıyorum, geçer geçmez her an
ay bin yıldız ortasında
âlem uyukluyor bu mahalde,
âlem mucizeyi görmüyor
ressam buna üzülüyor
ressam geceye
uzatıyor fırçasını
ressam güne...
Seyran Süleyman
1979 yılında Özbekistan'ın Kuva şehrinde doğdu. 1991 senesinden itibaren Kırım'ın Karasuvbazar bölgesindeki Zuya kasabasında yaşamaktadır. S. Süleyman'ın şiirleri "Küneşten bir parça" XIII-XIX asırlar Kırımtatar şiir antolojisinde yer aldı. "Uç kalbim" adlı şiir kitabı ve "Senin közlerinde yıldızlar gördüm" adlı kitabı yayınlanmıştır. 2007 senesinde ise "Cemden bir avuç" adlı şiir ve edebiyat makalelerinin yer aldığı son kitabı çıkmıştır.

